OBEZİTE VE AKTİF YAŞAM ÜNİTESİ

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN, HAREKETİ SEÇİN!
Günümüzde toplumun fiziksel aktivite konusunda bilgi düzeyinin yeter­siz olması, fiziksel aktivitenin sağlık için öneminin yeterince anlaşılamama­sı ve giderek daha hareketsiz bir yaşam tarzının benimsenmesi, toplumda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, osteoporoz gibi kronik hastalıkların görülme sıklığını artıran önemli nedenlerden biri ol­muştur.
Toplumun büyük bir çoğunluğunda fiziksel aktivite, “spor” kelimesi ile eşanlamlı olarak algılanmaktadır. Oysa fiziksel aktivite, günlük yaşam için­de kas ve eklemlerin kullanılarak enerji harcaması ile gerçekleşen, kalp ve solunum hızını artıran ve farklı şiddetlerde yorgunlukla sonuçlanan aktivi­teler olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda spor aktivitelerinin yanı sıra egzersiz, oyun ve gün içinde yapılan çeşitli aktiviteler de fiziksel aktivite olarak kabul edilmektedir.
Fiziksel aktivite, her yaşta sağlığa yararlıdır. Düzenli fiziksel aktivite, ço­cukların ve gençlerin sağlıklı büyümesi ve gelişmesinde, istenmeyen kötü alışkanlıklardan kurtulmada, sosyalleşmede, yetişkinlerin çeşitli kronik hastalıklardan korunmasında veya bu hastalıkların tedavisinde veya teda­vinin desteklenmesinde, yaşlıların aktif bir yaşlılık dönemi geçirmelerinin sağlanmasında bir başka deyişle tüm hayat boyunca yaşam kalitesinin artırılmasında önemli farklar yaratabilmektedir.

 

Özel Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi
FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON UZMANI
DR. H. ZEYNEP KAYMAK

 

OBEZİTE TEDAVİSİNDE AKAPUNKTUR YÖNTEMİ

Obezite vücudun aşırı yağlanması olarak ifade edilir. Gelişmiş ve gelişmekte
olan ülkelerin en önemli sağlık sorunlarından biridir. Besinlerle alınan enerji,
harcanan enerjiden fazla ise bedende yağ olarak depolanır. Yetişkin bir
erkekte yağ dokusunun vücut ağırlığına oranının %18, kadında ise %25 in
üzerine çıkmaması gerekir. Bu oranın erkekte %25 kadında %30 un üzerinde
olması obeziteyi tanımlar.
Bel çevresi erkeklerde102cm kadınlarda 82cmüzerinde ise abdominal yağlanma ve obeziteye bağlı diğer hastalık risklerini de beraberinde getirir.Çalışmalar göstermiştir ki obezite; hipertansiyon, tip 2 diabet, kardiovasküler sistem hastalıkları ve belirli kanserlere yakalanma risklerini de arttırır. Kolon,meme, endometrium ve safra kesesi kanserlerine zemin hazırlar. Obezite görülme sıklığı kadınlarda %41 erkeklerde %21 dir. Ülkemizde bölgesel dağılım olarak Akdeniz bölgesi %24 oranıyla ikinci sırada yer almaktadır.Bununla da kalmayıp çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalığı da obezitedir. Çocukluk çağında obez olma sıklığı beslenme alışkanlıklarındaki değişime
paralel olarak son 20 yılda % 6 lardan %16 lara yükselmiştir.

 

OBEZİTE NEDENLERİ
Aşırı ve yanlış beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivitenin yetersiz olması en önemli nedendir. Genetik faktörler obez olmaya etkilidir; yani anne baba obez ise çocuklarının obez olma olasılığı %80 dir. Normal ölçüdeki anne babanın çocuklarında bu oran sadece %15 dir. Genetik, çevresel,sosyokültürel, fizyolojik, biyokimyasal ve psikolojik pek çok faktör obezite oluşumuna neden olur. Obez hastaların % 30 unda
depresyon gibi psikolojik bozukluklar da vardır.Meme, endometrium ve safra kesesi kanserlerine zemin hazırlar.

 

OBEZİTENİN YOL AÇTIĞI SAĞLIK SORUNLARI

İnsülin direncici, tip 2 diyabet

İnsülin direnci, tip 2 diyabet hipertansiyon, koroner arter hastalığı, inme, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, astım, kireçlenmeler, gebelik komplikasyonları, adet düzensizlikleri, aşırı kıllanma, fertilitede azalma, bazı kanser türleri, ruhsal sorunlar, toplumsal uyumsuzluklar, deride enfeksiyon, özellikle de mantar enfeksiyonları.

 

OBEZİTE VE EGZERSİZ

Egzersiz en iyi sonuç veren uygulamadır. Hasta daha aktif bir yaşama yönlendirilir. Asansör kullanmak yerine merdiven çıkması, arabayı işyerinden daha uzağa park etmesi önerilir. Hergün orta yoğunlukta 30 dakikalık bir aktivite yeterli olur. Egzersiz türleri; yürüyüş, günlük yaşam aktivitelerinde artış ve dirençli egzersizler olabilir. Günlük 200 kalori harcatacak bir aktivite olması yeterlidir. Örneklersek; 1 saat voleybol,45 dakika futbol, 35 dakika hızlı yürüyüş, 30 dakika bisiklet, 20 dakika yüzme, 15 dakika ip atlama, 15 dakika merdiven çıkma olabilir.
Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi Obezite ve Aktif Yaşam Polikliniği’mizde powerplate, lokal zayıflama, kavitasyon, radyofrekans,lenfdrenaj ve fitness çalışmaları yapılmaktadır.

 

OBEZİTE TEDAVİSİ

Enerji girdisini azaltmanın yanı sıra enerji harcamasını arttırmak gerekir. Tedaviye yönelik yaklaşımlarda multidisipliner bir tutum izlenmelidir. Bu noktadan hareketle Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi’nde Obezite ve Aktif Yaşam Polikliniği’ni oluşturduk. Ekibimizde; dahiliye, fizik tedavi,nöroloji, ortopedi ve genel cerrahi uzmanı arkadaşlarımızın yanı sıra diyetisyen ve psikolog da çalışmaktadır. Her hastayı başlı
başına ele alıp, diyet düzenlemeleri, fiziksel aktivitelerin arttırılması, hormonal etkilerin araştırılması ve düzenlenmesi gibi yaklaşım gösteriyoruz. Hedefimiz; öncelikle hastanın ağırlığını %10 kaybettirmek. Başarı sağlandığında 6 aylık dönemlerde haftada 1 kilo kaybettirecek şekilde uygulamalar yapmaktayız.

 

AKUPUNKTUR VE OBEZİTE

Obezitede elimizi güçlendirecek bir başka tedavi yöntemi de akupunktur uygulamasıdır. 20 yılı aşan akupunktur uzmanlığımda gözlemlediğim üzere, akupunktur tedavisi ile beden sistemleri normal çalışmakta ve kilo verdirmek kolaylaşmaktadır. Özellikle kulak ve vücut noktalarının uyarılması ile iştah baskılanır. Endokrin sistem düzenlenmesi ile metabolizma hızı normalleşir. Akupunktur uygulaması ile kas ve kemik dokusunun kan akımı artar. Kişi daha uzun süre fiziksel aktivite yapar, enerji tükenmesi yaşamaz.
Akupunktur tedavisi ile birlikte yapılan egzersiz uygulamalarında yorgunluk ve sersemlik hali ortadan kalkar. Araştırmalardan çıkan bir diğer sonuç da; akupunktur tedavisinde kan serotonin düzeyi yükselmesidir. Serotonin bilindiği üzere iştahı baskılar ve depresyonu engeller. İştahın engellenmesinin yanı sıra diyet yaparken oluşacak stres ve mutsuzluğun önüne geçilir. Her birey başlı başına ele alınır. Klasik
Çin tıbbındaki nabız ve kulak teşhis yöntemi ile tedavi protokolü oluşturulur. Tek kullanımlık saç teli inceliğindeki iğneler sayesinde yan etkisiz ve kalıcı olan sonuçlar
elde ediyoruz. Yaşamsal risklerin en aza indiği, bedensel ve ruhsal sağlığın tam olduğu bireylerin yaratılmasında önemli bir görev üstlendiğimizi unutmuyoruz.

 

 

Anasayfa