Tarih: 10 Şubat 2026 Salı
Mersin’de iki yıldan bu yana başta çocuklar olmak üzere aileleri sağlıklı kılabilme yönünde başlatılan kefir eğitimleri şimdi de kırsal mahallelere ulaştı. Uzm. Dr. Galip Kırıcı, günlük kefir kullanımının insan üzerindeki etkilerini anlattı.
Proje ve eğitimlerin kapsamı
Mersin’de Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Galip Kırıcı öncülüğünde başlatılan sosyal sorumluluk projesi kapsamında her ay 10 aileye kefir eğitimi veriliyor. Katılımcılara kefirin faydaları ve bağırsak sağlığı üzerindeki etkileri anlatılırken, Yasemin Tuş kefir mayalamayı uygulamalı olarak öğretiyor. Eğitimler tamamen ücretsiz olup katılımcılara kefir mayası da hediye ediliyor. Şimdilerde köylere kadar uzanan eğitimlerin amacı, insan yaşamına sağlıklı bir dokunuş sağlamak.
Son yıllarda sağlıklı beslenme trendlerinin başında gelen kefir; besin değeri ve probiyotik etkisiyle dikkat çekiyor. Yoğurda benzer şekilde fermente edilmiş bir süt ürünü olan kefir, içerdiği bakteri ve maya türleriyle probiyotik açıdan daha zengin kabul ediliyor. Bu mikroorganizma yapısının bağırsak florasını destekleyerek sindirimi kolaylaştırdığı ve bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğu ifade ediliyor.
Kefirin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla 2024 Ocak ayından bu yana eğitimler düzenleniyor. Eğitimler her ayın son cumartesi günü özel bir hastanede gerçekleştirilirken, sosyal sorumluluk hareketi kırsal mahallelere de taşınmış durumda.
“Pandemide kefirin koruyuculuğuna karşı güven oluştu”
Eğitimin ortaya çıkış süreci hakkında konuşan Uzm. Dr. Galip Kırıcı, Covid-19 pandemisi döneminde kefirin olası yararlarının değerlendirildiğini, bu süreçte düzenli kefir tüketimiyle ilgili olumlu bir deneyim yaşadıklarını belirtti. Kırıcı, bu güvenin ardından hastalarının vücut direncini artırabilmek amacıyla eğitimlerle birlikte doğal kefir mayası dağıtma fikrinin oluştuğunu söyledi.
“2024 yılı Ocak ayının son cumartesi günü ilk eğitim çalışmamızı yaparak katılımcılarımıza doğal mayalarını verdik. O zamandan bu yana her ayın son cumartesi günü saat 13.00’te, çalıştığım hastane olan Sistem Tıp Merkezi’nde her ay 10 kişiye kefir hakkında bilgi verip, sonra da kefir öğretmenimize hazırlanan doğal maya veriyoruz. Hem eğitim hem de kefir mayalarımızdan hiçbir ücret almıyoruz.”
“Kefir, açlık kontrolüne yardımcı olur”
Kefir eğitimlerinde konuşmacı olarak yer alan Diyetisyen Sude Kılıç, danışanlarının diyet listelerine kefiri eklediğini belirterek kefirin kilo kontrolüne yönelik etkilerini anlattı. Kefirin yüksek kaliteli protein içerebildiğini, tokluk hormonlarını destekleyebileceğini ve ara öğünlerde açlık kontrolüne yardımcı olabileceğini ifade etti. Kefirin bağırsak dengesini iyileştirmesiyle dolaylı metabolik faydalar sağlayabileceğini de ekledi.
Kılıç, kefirin doğrudan “yağ yakıcı” bir ürün olmadığını; ancak tatlı isteğini ve gece atıştırmalarını azaltarak diyete uyumu artırabileceğini söyledi. Kefirin çok sayıda probiyotik bakteri ve maya içerebildiğini, yararlı bakteriler arttıkça zararlı mikroorganizmaların tutunmasının zorlaşabileceğini belirtti. Ayrıca sağlıklı bağırsak bariyerinin, zararlı maddelerin kana geçişini azaltmaya ve inflamasyonun kontrolüne katkı sağlayabileceğini; kefirin bağışıklık hücrelerini aktive edebileceğini dile getirdi.
“Düzenli kefir tüketimi üst solunum yolu enfeksiyonlarının süresini kısaltabilir, hastalanma sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak tedavi edici değil; koruyucu-destekleyicidir. Ev yapımı kefir 30–40’tan fazla bakteri ve maya türü içerebilir. Market kefiri genellikle 5–10 türle sınırlıdır. Daha fazla probiyotik çeşitlilik daha güçlü bağırsak etkisi yaratır.”
“Yoğun antibiyotik kullanımı sonrası probiyotikler verilmektedir”
Uzm. Dr. Galip Kırıcı, yoğun antibiyotik kullanımı sonrasında probiyotik kullanımının gündeme gelebildiğini belirterek; antibiyotiklerin bağırsak florasını etkileyebildiğini, bunun da bakterilerin azalmasıyla birlikte mantar/virüs dengesini olumsuz yönde değiştirebileceğini ifade etti.
Haberde yer alan probiyotik ve mikrobiyota notları
- Mikrobiyota; virüs, bakteri, mantar ve parazitlerden oluşan bir topluluk olarak tanımlanır; doğumdan sonra oluşmaya başlar ve yaklaşık 3 yaş civarında erişkin düzeye yaklaşır.
- Haberde, çocuklarda gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın önemine vurgu yapılır.
- Bağırsakların, bazı kaynaklarda “ikinci beyin” olarak tanımlandığı bilgisine yer verilir.
- Probiyotik kaynakları olarak kefir, yoğurt, turşu, elma sirkesi gibi ürünler örneklenir; probiyotiklerin bazı durumlarda destekleyici olabileceği belirtilir.
Eğitimlerin yayılımı
Haberde, eğitimlerin ilçe ve farklı kurumlarda da sürdürüldüğü, bugüne kadar çok sayıda eğitim çalışması yapıldığı ve katkı sunan kişi/kurumlara teşekkür edildiği aktarılır. Amaç; kefir yapımı ve tüketimini yaygınlaştırarak çocuklar ve aileler için sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemektir. (Haber Merkezi)


