Her Bağış Bir Hayat Demektir
Dahiliye Uzmanı Dr. Aysel Öz, organ nakli konusunda gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
Tarih/Saat: Kasım 2020 Cumartesi 09:24
Özel Mersin Sistem Cerrahi Tıp Merkezi doktorlarından Dahiliye Uzmanı Aysel Öz, organ bağışının dini yönden bir sakıncasının olmadığının dini yetkililerce de sık sık kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlatarak, “Şu an itibariyle yaklaşık 25.000 böbrek, 2.500 karaciğer, 1143 kalp, 93 akciğer bekleyen hasta mevcuttur. Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacaktır. Unutmayalım ki her bağış bir hayat demektir” diye konuştu.
“Yeterli bilinçlendirme yapılmamıştır”
Uzm. Dr. Öz, “Kişinin sağken, gönüllü olarak tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku veya organlarının başka birinin dileğine onay verip bulunabilmesinedir” dedi. Dr. Öz, 3–9 Kasım arasının Dünya Organ ve Doku Bağışı Haftası olarak kabul edildiğini belirtti.
“Her zaman da farkındalık çalışmaları özellikle bu tarihlerde daha yoğun yapılmaktadır. Hem ülkemizin, hem de dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri; organ nakli yapılmadan iyileşemeyen hastalıklardır. Organ nakli bekleyen hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Organ bağışı hayati önem taşımasına rağmen bunun önemi ülkemizde henüz tam anlaşılamamıştır ya da bu konuda bugüne kadar yeterli bilinçlendirme yapılamamıştır” diye konuştu.
“Aciliyete göre değişir”
Uzm. Öz, “Ülkemizde nakli yapılan organlar; böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak ve dokudur” dedi.
Bugün yaklaşık 25.000 kronik böbrek yetmezliği hastası böbrek nakli için beklemektedir. Organ nakli organizasyonu Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Merkezince yapılmaktadır. Organ bağışı bekleyen hastalar organ bulunduğunda; kan grubu, doku uyumu, yaş, kilo vb. kriterlere ve aciliyet durumuna göre bu kuruma “değerlendirilir” ve acil organizasyon yapılır.
Organ bağışının hastanelerde, Sağlık Müdürlüklerinde, Emniyet Müdürlüklerinde, organ nakli merkezlerinde yapılabileceğini belirten Uzm. Dr. Öz; kişinin iki tanık eşliğinde organ bağışı kartını imzalaması gerektiğini söyledi.
“Bir veya birden fazla organ bağlanabilir. Verici istediği organını bağışlamaktan vazgeçebilir. Bunun için yalnızca bulunduğu verdiği beyanı iptal etmesi yeterlidir. Yasalarımıza göre organ bağışı yapacak kişiler 18 yaş üstü ve akli dengesi yerinde olmalıdır. Kişi organ bağışı yapmışsa; ölmeden önce beyin ölümü gerçekleştiği takdirde organları alınamaz” dedi.
“Dini yönden sakıncası olmadığı sıkça paylaşılıyor”
Organ bağışının dini yönden de sakıncasının olmadığını hatırlatan Dr. Öz, “Dini yetkililerce de organ bağışı konusunda sık sık kamuoyu ile paylaşılmaktadır” dedi.
“Dünyada ilk başarılı organ nakli 1937 yılında bir ceylan üzerinde yapılmıştır. 1905 yılında ise Avusturya’da Rosner doku nakli yapılmıştır. Farklı ülkelerde farklı çalışmalar olmakla birlikte; 2. Dünya Savaşından sonra çalışmalar hız kazanmıştır. İnsanlarda ilk böbrek nakli 1954 yılında ABD’de yapılmıştır. 1989 yılında HLA denilen doku uyumunun bulunmuş ve Nobel Tıp Ödülü alınmıştır. O günden beri doku uyumu önemini korumaktadır. 1967 yılında ilk kalp nakli, 1985 yılında ilk akciğer nakli, 1988’de ise ilk karaciğer nakli yapılmıştır” diyerek organ nakli çalışmalarının hızla gelişirken farklı organ nakli denemelerinin de devam ettiğini belirtti.
“Kadavradan yapılan organ nakli çok düşük”
Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacağını hatırlatan Öz sözlerini şöyle sürdürdü:
“Günümüzde tıp birçok hastalığa kesin çözüm bulmuşken, teknolojiyi tıp alanında çok iyi kullanırken hâlâ tedavisi olmayan böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi organ nakli yapılmadan düzelmeyen hastalıklar mevcuttur. Bu hastaların hayatını tutunabilmeleri de ancak organ nakli sayesinde olabilmektedir. Bu durum hepimize organ bağışı konusunda sorumluluklar yüklemektedir. Türkiye organ nakli faaliyetleri için yeterli bilgi ve deneyime sahip hekim kadrosu ve donanımlı sağlık kurumlarına sahiptir. Ancak yeterince organ bağışı sağlanamadığından kadavradan yapılan organ nakli çok düşüktür.
Şu an itibariyle yaklaşık 25.000 böbrek, 2.500 karaciğer, 1143 kalp, 93 akciğer bekleyen hasta mevcuttur. Ne kadar çok organ bağışı yapılırsa o kadar çok hayat kurtarılacaktır. Unutmayalım ki her bağış bir hayat demektir.”
Haber: Seren Sabuncu

